DİNLER

HER KOYUN KENDİ BACAĞINDAN ASILIR

Behlûl-i Dânâ Hazretleri birgün çarşı esnafına yumuşak dille çeşitli nasihatlerde bulunur. Çarşı esnafı bundan rahatsız olurlar ve Harun Reşid'e giderek şikayette bulunurlar :

HER  KOYUN KENDİ BACAĞINDAN ASILIR

Esnaf ; Bize karışmasın, günah da bizim, sevapta bizim. Ona ne, her koyun kendi bacağından asılır derler.
 = Harun Reşid Behlûl-i Dânâ Hazretlerini huzuruna çağırarak olanları anlatır. Bir daha onların işine karışmamasını ister.
Behlûl-i Dânâ Hazretleri hiç cevap vermez. Dogru kasaba giderek yeni kesilmiş, parçalanmamış bütün bir koyun alarak çarşının ortasına asar.
 = Çarşı esnafı buna bir anlam veremez. " Delidir ne yapsa yeridir " derler.
Günler geçtikçe koyundan pis kokular gelmeye başlar. Esnaf iyice rahatsız olunca , Harun Reşid'e giderek şikayetçi olurlar :
Esnaf ; Behlül çarşının ortasına koyunu astı. Koyun koktu. Kokudan duramıyoruz derler.
Harun Reşid çok meraklanır. Behlül neden böyle bir şey yaptı diye. Hemen çağırtıp nedenini sorar. 
Behlûl-i Dânâ Hazretleri  ; Aman Efendim der. Kime ne zararı var hayvanın. Kendi bacağından asılmış duruyor.
Harun Reşid ; Kokusundan herkes rahatsız olmuş, bana şikayete geldiler deyince :
Behlûl-i Dânâ Hazretleri ; İşte , kimse kimsenin günahını çekmez ama kötülük öyle bir şeydir ki kokusundan cümle alem rahatsız olur.
Rivayet kısa ama alınacak ders büyüktür. Anlayana derin mesaj var 

Ömer PalabıyıkÖmer Palabıyık