Yel Ana Türk mitolojisinde (dini inaç) Rüzgar tanrıçası Macar mitolojisinde "rüzgar Kraliçesi" olarak bilinir.
Sembolü : Rüzgar, beyaz, beyaz at, beyaz kartal
Mekanı : Dünyanın sonundaki dağın mağarası
Resim ve objelerde Uçan genç bayan, beyaz giysili, rüzgar kanatlı, uzun rüzgar görünümlü saçları, elleri gökyüzüne doğru uzanıyor, bazen beyaz veya mavi atlar veya kartallar eşlik eder şeklinde tasvir edilirdi.
Antik dönemde, Türk halkları inancında "Rüzgar" kötü ruh, zarar verici varlık" olarak tanımlanırdı. İnsanlar rüzgarların yoğunlaştığı dönemlerde insan vücudunda oluşan ağrı ve hastalıkların kötü ruhların ve şeytani güçlerin sebeb olduğuna inanırlardı.
Yel Ana Türk mitolojisinde yazın hafif rüzgar gibi eserek havanın yağışlı olmasına sebeb olduğuna, kışın sert rüzgarlar estirip soğu getirdiğine inanılırdı
Antik dönemlerde Türk kültüründe, yaşamsal unsurlardan birisi görülen havanın hareketli (rüzgarlı) halini dinsel inanc algılandığında ruh, cin, peri gibi kavramlar çağrıştırmaya başlamıştır. Macar mitolojisi efsana anlatımına göre ; rüzgar Kraliçesi dünyanın sonunda bulunan bir dağın magarasında yaşadığına inanılırdı. Bu mağara etrafında rüzgarlar ve fırtınalar dönerek mağarayı korurdu. Belirli zamanlarda rüzgar Kraliçesi mağarayı oluşan saldırı veya zararlardan korumak için fırtınanın şiddetini arttırır ve kasırgaya dönüştürdüğüne inanılır ve korkulurdu. Bu durum oluştuğunda da Macar ile özbek halkları "Çal Mama! Çal Mama! (Yel Ana)" diye seslenip, Yel Ana'dan fırtınayı dindirmesini talep ederlermiş.
Günümüzde her ne kadar bu tür inanış kalmasa da Anadolu'da ve bazı Türk halklarında bu inanış halen devam etmektedir.






