TABLOLAR ve RESSAMLAR HAKKINDA Haber Girişi : 24 Aralık 2021 19:29

VİNCENT VAN GOGH KİMDİR? & RESİMLERİNDEN SEÇMELER

 

VİNCENT VAN GOGH
Hayatı boyunca fakirlik ve sefillik içerisinde yaşayan Vincent van Gogh 30 Mart 1853'te Hollanda'nın güneyindeki Brabant bölgesinde, Groot - Zundert köyünde doğdu. Babası bu köyde papazlık yapıyordu. 12 yaşında komşu kasabanın okuluna gönderildi. Zeka seviyesi düşük olduğundan ve dersleri yavaş anladığından okulu yarıda bıraktı. Okulu bırakınca içine kapandı ve yalnız takılıyordu ve avare dolaşıyordu. 16 yaşına geldiğinde Babasının çabasıyla La Haye'deki resim galerisinde memuriyete başladı. 1873'te Brüksel'deki Goupil galerisi, Londra şubesine atandı.
Goupil Galerisi'nde çalışırken, Londra'da kirada yaşıyordu. Ev sahibinin kızı Ursula Loyer'e aşık olur ve evlenme teklifinde bulunur, evlenme teklifine olumsuz yanıt alınca psikolojisi bozulur ve buradan uzaklaşır ve Goupil Galerisi'nin Paris şubesine tayin ister, görevini burada sürdürür. Ançak Ursula Loyer'in aşkı onu deli - divane yaptığından müşterilere, yöneticilere sarkıntı olmaya başlar bu durumdan rahatsız olduklarından işine son verilir.
Sokaklarda dolaşırken ne yapacağını bilmez durumdaydı, ara sıra resim galerilerini ve müzeleri dolaşırken resim yapmaya karar verir. Resim yapmak ona getirdiği rahatlamayla birlikte kendini toparlar ve başka şehirlere, ülkelere gider. Gittiği her yerde başka  işlerle uğraşıyordu. Dil öğretti, rahiplerin yardımcısı oldu, kitap satıcılığı yaptı. Brüksel'de aldığı ilahiyat dersleri aldıktan sonra Belçika'daki Borinage madenlerinde papazlık yaparken geçmişi aklına gelir ve psikolojisi tekrar bozulunca madencilerle tartışmaya başlar ve deli olarak anılır. Fakat köylüler ve madencilerin gözünde Aziz birisiydi.
Vincent'in hayatı artık daha da kötüye gitmekteydi, çok fakirleşip artık köylülerin sadakasıyla geçinmekteydi. Kardeşi Theo bunu öğrenince, Vincent'i alıp Brüksel'e getirir. Burada hayatı yeniden düzene girer. Fakat içindeki aşk acısı tekrar yükselir ve her şeyi sorgulamaya başlar ve bu durum Tanrı'ya olan inancını kaybettirir.
Kısa bir müddet sonra Ressam Ridden van Rappart ile tanışır. Durumunu izah eder.  Ridden van Rappart, Vincent'e resim yapmasını tavsiye eder ve derler vermeye başlar. Kardeşi Theo'nın da maddi desteğini alır.
Vincent van Gogh bir müddet sonra ailesini yanına döner ve orada yaşamaya başlar. Babası 1885'te öldükten sonra ressam Cormon'un atölyesine kayıt olur. Burada Toulouse – Lautrec, Pissarro, Signac, Seurat ve Gauguin ile de tanışmışıp resimlerini daha güzelleştirmeye gider.
1888'de Lautrec'in ısrarıyla Güney Fransa'da Arles kasabasına gider. Daima güneşli ve sıcak olan bu kasabada Akdeniz'in rengi Vincent'i büyülemişti. Gaugin de gelip ona misafir oldu. İlk zamanları etkilendiği kasabanın güneşi, yaz aylarında tarlada çalışmak zorunda kalan Vincent'i bunaltmaya başlar, sinirlerini yıpratır. Gaugin ile de pek anlaşamazlar. 23 Aralık 1890 gecesi Gaugin'in küstah tavırları Vincent'i deli etmişti. O an oralarda usturasını gördü ve bir sinirle Gaugin'in gırtlağına doğru götürdü. Gaugin kendini korumayı başardı. Ancak bu sefer de hırsını alamayan Vincent, usturayla kendi kulağını kesti. Gaugin o gecekaçıp gider. Olayı duyan Theo Paris'ten gelip onu hastaneye yatırır. Hastanede tedavisi sırasında halüsinasyonlar görmeye başlar. Ve resim yapmaya devam eder. 
Vincent van Gogh en muhteşem 200 tablasunu Arles'te yaptığından. Oraya duyduğu bir bağlılık vardı. Bu yüzden kendi isteğiyle burada Saint - Remy akıl hastanesine yatırılır. Buradan sonra başka bir akıl hastanesine daha gönderilir.
'' Kırmızı Üzüm Bağı '' adında ki tablosu, yaşarken satılan tek tablosuydu. 
Mercure de Francce dergisinde de hakkında ilk kez bir yazı yayınlandı. 
Vincent hastaneden taburcu olur ve Theo onu Paris'e getirdi. 27 Temmuz 1890 günü tarlalara resim yapmaya gittiğinde yanında getird,ğ, silahı göğsü ile karnı arasında ateşler. Tedavi edilir ançak iki gün sonra 29 Temmuz'da ölür.
Vincent öldükten sonra Paris'te Bağımsız Sanatçılar Sergisi'nde sergilenen eserleriyle ünlü oldur. 37 yıllık hayatı boyunca acılar ve sefillikle geçti, son 3-4 yılda yaptığı tablolar ile resim dünyasının ölümsüzlerinden olmayı başardı. 

Van Gogh'un Ayakkabıları
Eskimiş ayakkabı tabloları, Van Gogh'un döneminde alışılmadık bir konu seçimidir. Sanatçının ayakkabı konulu tablolarından birini; Paris'teki bit pazarından aldığı eski bir botu kirleninceye kadar çamurda yürüdüğünü, botlar istediği noktaya geldiğinde de resmini yaptığını dönemin tanıklarından öğreniyoruz. 
Kardeşi Theo'ya yazdığı mektuplarda yaptığı resimlerin çoğunu kullandığı renklere kadar detaylı açıklayan Van Gogh, farklı zamanlarda çizdiği ayakkabılar hakkında pek fazla bilgi vermemiştir.  29 Ağustos 1888  tarihli kardeşine yazdığı mektupta bir çift eski ayakkabı resmi yaptığını detay vermeden yazmıştır. Kasım 1889'daki mektubunda; 
"Doğaya bakarak yılmadan çalışırsan, önceden kendine şunu ya da bunu yapmak istiyorum demeden, sanki bir çift pabuç yapıyormuşsun gibi sanatsal endişeler duymadan çalışırsan, belki her zaman iyi işler çıkaramazsın ortaya ama kimi günler hiç beklemediğin bir anda öyle bir konu yakalarsın ki bizden önceki büyüklerin işleriyle boy ölçüşecek güçtedir...." sözleriyle bir çift papuç yapmanın diğer sanatsal  çalışmalarına nazaran daha az olduğunu ve basit bir konu olduğunu belirtmiştir. 
Ayakkabı resimleri Van Gogh'un hayatıyla ilişkilendirilmiş, psikolojik ve zor yaşantısının birer sembolü olarak görülmüştür. 

 

Van Gogh'un çalıntı tablolarını alan mafya yakalandı
Van Gogh'un çalıntı tablolarını satın alan İtalyan mafya üyesi BAE'de gözaltına alındı.
Ünlü Hollandalı ressam Vincent Van Gogh'un çalıntı iki tablosunu satın aldığından şüphelenilen İtalyan asıllı mafya üyesi, Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) düzenlenen operasyonla gözaltına alındı.
Euronews’in aktardığına göre; toplamda 100 milyon dolar değer biçilen Vincent Van Gogh'a ait 2 önemli tablo, 2002 yılında Hollanda'nın başkenti Amsterdam'dan çalındı. Söz konusu eserler İtalyan polisinin 2016'da yaptığı operasyonda, uyuşturucu baronu Raffaele Imperiale'in Napoli civarında bulunan villasında ele geçirildi.
TABLOLARIN TANESİ 50 MİLYON DOLAR
Yapılan açıklamada Dubai'deki yerel kolluk kuvvetlerinin İtalyan polisiyle yaptığı iş birliği sonucu İtalyan asıllı uyuşturucu kaçakçısı olan Imperiale'nin 4 Ağustos'ta gözaltına alındığı kaydedildi.
46 yaşındaki zanlının villasında bulunan Vincent Van Gogh'a ait "Congregation Leaving the Reformed Church in Nuenen" ve "View of the Sea at Scheveningen" adlı tabloların tanesinin 50 milyon dolar olduğu belirtildi.
KARA PARA AKLAMA KOKAİN TİCARETİ…
İtalyan polisi yaptığı açıklamada zanlı Raffaele Imperiale'nin dünyada dönen kara para aklama ve kokain ticareti olaylarında önemli bir rol oynadığını, ancak tarihi eser kaçakçılığı ve hırsızlık gibi yüksek getirisi olan diğer suçlara da bulaştığını söyledi.
Olay sonrası İtalya İçişleri Bakanı Luciana Lamorgese yaptığı açıklamada, "Polis ekiplerimiz, suçla mücadele kabiliyetini bir kez daha gösteren mükemmel bir sonuç elde etti." diye konuştu.
Roma hükümeti şu anda, dev mafya yapılanması Camorra üyesi olan Raffaele Imperiale'nin ülkeye iadesi için çalışma başlattı.

Vincent Van Gogh'un Mezarı
 Van Gogh 29 Temmuz 1890 yılında Fransa’da öldüğünde resimlerini çizdiği ayçiçek ve buğday tarlalarının hemen yakınındaki Auvers-sur-Oise’a gömüldü. Sanatçının Paris’in kuzeyindeki bu mezara yılda 200 binin üzerinde ziyaretçi uğruyor, mezarın başına ayçiçekleri ve buğday taneleri bırakıyorla

Vincent Van Gogh'un yel değirmeni eseri 3.1 milyon euroya satıldı 
Sanat tarihinin en ünlü ressamlarından olan Vincent Van Gogh'un, Fransa'nın başkenti Paris'in yerleşim yerlerinden Montmarte'deki bir yel değirmenini tasvir ettiği eseri, 13.1 milyon euroya satıldı. İşte haberin detayları ve 27 Mart tarihli Takvim gazetesinden derlediğimiz yurttan ve dünyadan haberler.
Sanat tarihinin en ünlü ressamlarından olan Vincent Van Gogh'un, Fransa'nın başkenti Paris'in yerleşim yerlerinden Montmarte'deki bir yel değirmenini tasvir ettiği eseri, 13.1 milyon euroya satıldı. Hiç bir yerde sergilenmeyen 134 yıllık 'Scène de rue à Montmartre (Montmartre'da Bir Sokak Manzarası) tablosunun 5 ile 8 milyon Euro arasında alıcı bulması bekleniyordu. Söz konusu eser, çizildiği 1887'den bu yana 100 yıldan uzun bir süre bir Fransız ailenin koleksiyonundaydı.
Vincent Van Gogh'un yel değirmeni eseri 3.1 milyon euroya satıldı 
Sanat tarihinin en ünlü ressamlarından olan Vincent Van Gogh'un, Fransa'nın başkenti Paris'in yerleşim yerlerinden Montmarte'deki bir yel değirmenini tasvir ettiği eseri, 13.1 milyon euroya satıldı. İşte haberin detayları ve 27 Mart tarihli Takvim gazetesinden derlediğimiz yurttan ve dünyadan haberler.
Sanat tarihinin en ünlü ressamlarından olan Vincent Van Gogh'un, Fransa'nın başkenti Paris'in yerleşim yerlerinden Montmarte'deki bir yel değirmenini tasvir ettiği eseri, 13.1 milyon euroya satıldı. Hiç bir yerde sergilenmeyen 134 yıllık 'Scène de rue à Montmartre (Montmartre'da Bir Sokak Manzarası) tablosunun 5 ile 8 milyon Euro arasında alıcı bulması bekleniyordu. Söz konusu eser, çizildiği 1887'den bu yana 100 yıldan uzun bir süre bir Fransız ailenin koleksiyonundaydı.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.